Türkiye'nin en büyük fintech şirketinde, ölçülemeyen bir operasyonu izlenebilir bir sisteme çevirdik.
Bir fintech şirketinin operasyonlarına girdiğimizde tablo tanıdıktı: Yüzlerce kişilik bir operasyon, her gün dönen onlarca süreç, ama kimse net bir cevap veremiyordu. Hangi iş nerede tıkanıyor? Hangi adım ne kadar sürüyor? Veri vardı, görünürlük yoktu.
İşin mutfağına indik. Akışları tek tek çıkardık, her işin nerede başlayıp nerede bittiğini, kimin elinde beklediğini haritaladık. Ortaya çıkan tablo netti: operasyonun büyük kısmı insan gücüyle, tekrar tekrar, manuel dönüyordu. Sorun ekipte değildi; sistem yoktu.
İnsan, süreç ve teknolojiyi belirli metrik için aynı hizaya getirdik. Tekrar eden işleri teknolojiye devrettik, akışları baştan kurduk, her adımı ölçülebilir yaptık. Ekip artık raporun peşinde koşmuyordu; rapor kendiliğinden akıyordu.
Sonuç: +50 kişilik iş gücü teknolojiye devredildi, işleyiş baştan kuruldu, akışlar ölçülebilir hale geldi. Operasyon artık bir kara kutu değil, izlenebilir bir sistemdi.
Teknolojinin işi, insanın potansiyelini boşa harcamamaktır. Biz de tam olarak bunu kurduk.

