Türkiye'nin en büyük cep POS firmalarından birinde, düzenli analizle growth'u doğrudan yönettik ve aylık tahsilat hacmini 5 katına çıkardık.
Bu firmaya girdiğimizde veri boldu, ama yön yoktu. Her gün binlerce işlem akıyor, raporlar üretiliyordu; fakat bu veri büyümeyi besleyen bir karara dönüşmüyordu. Şirket büyüyordu, ama büyümeyi yöneten değil, takip eden bir konumdaydı.
İşin mutfağına indik. Verinin nereden geldiğini, nasıl işlendiğini ve hangi noktada karara dönüşmesi gerektiğini haritaladık. Tablo netti: analiz vardı, ama satışa bağlı değildi. Veri bir rapor olarak kalıyor, growth'u tetikleyen bir motor olamıyordu.
Veriyi satışı besleyen bir yapıya dönüştürdük. Düzenli analizlerle growth'u doğrudan yönettik; hem direkt satışı hem kanal satışını aynı anda büyüttük. Her analiz bir aksiyona, her aksiyon ölçülebilir bir sonuca bağlandı.
Sonuç: aylık tahsilat hacmi 6-12 ay içinde 5 katına çıktı. Müşteri tabanı hızla genişledi. Veri artık geçmişi raporlamıyordu; geleceği büyütüyordu.
Veri tek başına değer üretmez; doğru sisteme bağlandığında büyüme olur. Biz o sistemi kurduk.

